18 Temmuz 2011 Pazartesi

Komünist bölücü terörün kaynağı Darwinizmdir

Komünist bölücü terörün kaynağı Darwinizmdir

Darwinizm bölücü terörün gıdasıdır. Bu nedenle Darwinizm fikren ortadan kaldırılmalıdır.
Bunun yolu ise insanlara sorumsuz bir hayvan olmadıklarını, Allah'ın yarattığı,
ahirette yaptıklarından hesap verecek bireyler olduklarını anlatmaktır.
 
Darwinizm'in yalanlarına göre, hayat bir mücadele ve savaş yeridir. Hayatta kalabilmek için bu savaştan galip çıkmak, yani kıyasıya savaşmak gerekir. İnsanlık tarihinin bir çatışmadan ibaret olduğunu ve gelişmenin savaşmakla mümkün olduğunu iddia eden komünizm ve faşizm, Darwinizm'in bu temelsiz iddialarından dayanak bulmuştur.
SAYIN ADNAN OKTAR'IN KOMÜNİZMLE MÜCADELEYİ ANLATTIĞI RÖPORTAJ KESİTLERİ



Komünizm, din, devlet ve aileye düşmandır (Adnan Oktar)

Bölücü komünist ayaklanmaya karşı bilimsel fikri mücadele şarttır

Darwinizm, komünizm, materyalizm, şiddet ve terör birbirlerinden ayrılmaz bir bütündür. İnsanları isyana, kavgaya, başıbozukluğa, sevgisizliğe, bencilliğe ve ahlaksızlığa yönelten Darwinizm yok edilmeden insanlar arasında dostluk ve kardeşliğin tesis edilmesi mümkün değildir.
 
İnsanı insan yapan değerlerden uzaklaştırılan, hayatın mücadeleden ibaret olduğu yönündeki Darwinist telkinlerle yetiştirilen insanlar için artık ailenin, din ahlakının, namus ve şerefin bir önemi kalmamakta, bu insanlar her türlü sapkın ideoloji ve akımın peşinden gidebilmektedir.

Deccal komitesi: Darwin, Marx, Stalin, Lenin, Mao, Trotsky ve diğer kanlı faşist ve komünist liderler



Deccal  Komitesi


Charles Darwin
Allah’ı inkar adına ortaya çıkmış olan; insanlara, Allah’a karşı sorumlu olmayan başıboş birer hayvan olduğu telkinini veren, her şeyin tesadüflerle meydana geldiği iddiasını kitlelere yayan ve doğal seleksiyon iddiası ile tüm dünyaya zayıfların yok olması, güçlülerin ise hayatta kalması düşüncesini yayarak 20. yüzyılın başından itibaren bütün dünyayı zulme, dejenerasyona, kitle katliamlarına, savaşlara sürükleyen EVRİM TEORİSİNİN, ASIL KORUYUCUSU, ASIL DESTEKLEYİCİSİ MASONLUKTUR.

Evrim teorisini bugünkü hali ile ortaya atan ve bu aldatmacanın kitlelere yayılmasına önayak olan Charles Darwin’in dedesi ERASMUS DARWİN, İSKOÇYA’DA, CANONGATE KİLWİNNİNG NO. 2 LOCASINA BAĞLI ÜNLÜ BİR MASONDUR. CHARLES DARWİN DE DEDESİ İLE AYNI LOCADANDIR, 27 DERECEDEN MASONDUR. Charles Darwin’in kardeşleri de aynı şekilde masondur.

Materyalizmin Kanlı Yüzyılı

20. yüzyıl büyük savaşların, soykırımların, katliamların yaşandığı çok kanlı bir asır oldu. Bu yüzyıl boyunca on milyonlarca insan savaş ve çatışmalar nedeniyle hayatını kaybetti, milyonlarcası yaralandı, sakat kaldı, milyonlarcası da evinden, yurdundan çıkmak zorunda kaldı. Yıllar süren savaş ekonomisi insanları her geçen gün daha büyük bir sefalete doğru sürükledi, açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle toplu ölümler yaşandı. Bu savaşlar sırasında en çok zulüm görenler ise savunmasız insanlar, kadınlar, yaşlılar ve masum çocuklar oldu. Bu savaşların ve zulümlerin sorumlusu çeşitli ideolojilerdi. Bunların başında ise, materyalist felsefeyi savunan, her türlü manevi değeri kökünden reddeden komünizm geliyordu. Komünist hükümetlerin iktidarda olduğu ülkelerde savaşların yıkıcı etkilerinin yanı sıra, insanlara sistemli bir zulüm ve beyin yıkama politikası uygulandı. Her türlü ahlaki ve manevi değeri kendilerine düşman bilen komünist yönetimlerin en büyük hedefleri ise dini değerler oldu. 

Uzakdoğu komünizmi

Tarihçilerin hesaplamalarına göre, komünizm nedeniyle 20. yüzyıl boyunca 120 milyona yakın insan öldürülmüştür. Bunlar, bir savaş sırasında cephede ölen askerler değil, komünist devletlerin kendi halklarının içinden öldürdükleri sivillerdir.

Komünizm, Avrupa'da doğmuş ve geçtiğimiz 20. yüzyıla baskı, zulüm ve acı damgasını vurmuştur. 120 milyona yakın erkek, kadın, yaşlı, küçük çocuk, bebek, sadece "komünizm" denen bu soğuk, katı, sert ve vahşi ideoloji nedeniyle yaşamını yitirmiştir.
Komünizm ilk devrimini daha doğuda, Rusya'da gerçekleştirmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısında ise, daha da doğuya doğru ilerlemiştir.

Bölücü Örgütün Gizlemeye Çalıştığı Komünist Kimlik

“…"Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter.    O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah'ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır."” (Ankebut Suresi, 52)

Komünizm gizleniyor Yıkılışının 10. yıldönümünde SSCB yeniden diriltilmek isteniyor!



Sovyet Birliği'nin dağılmasının ve Türk Cumhuriyetleri'nin özgürlüğe kavuşmasının 10. yıldönümü... Peki gerçekten komünizm yıkıldı mı? Türk Cumhuriyetleri'ni hala askeri baskı altında tutan Rusya, SSCB'yi yeniden diriltmeyi mi amaçlıyor?

Bugün Marksizm'e inanan çok sayıda aydın ve örgüt tarafından hararetli bir şekilde savunulan bir iddia var. İddia şudur: Marx'a göre bir toplum belirli evrelerden geçmelidir. Önce kapitalizmi yaşamalı, ardından sosyalizme ve sonra da komünizme ilerlemelidir. Oysa Rusya'da ve diğer 20. yüzyıl komünist rejimlerinde tarım toplumundan sosyalizme doğru ani bir geçiş olmuştur. Aradaki kapitalist aşama atlanmıştır. Dolayısıyla Marksistler'e göre bu rejimlerin başarısızlığı doğaldır. Şu an bu ülkelerin kapitalizmi benimsemesiyle birlikte, Marx'ın sözünü ettiği "kapitalist aşama" yaşanacak ve ardından sosyalizm daha kalıcı ve güçlü olarak gelecektir.

Uygur Müslümanları Komünist Çin İşgaline Direniyor!

1953 yılında Adnan Menderes Hükümeti'nin Bakanlar Kurulu kararı ile Çin zulmünden kaçan 1850 Doğu Türkistan'lı Müslüman-Türk'ün, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasına izin verilmişti. Doğu Türkistan'lı vatandaşlarımız Türkiye'ye gelişlerinin 50. yılını yine buruk kutluyorlar. Çin işgalinin tüm şiddeti ve acımasızlığı ile sürdüğü bir dönemde katliamdan kurtularak Hindistan'a geçen Doğu Türkistan davasının iki önemli ismi Mehmet Emin Buğra ve İsa Yusuf Alptekin 1953 yılında Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye'yi içine alan bir geziye çıkmıştı. Mısır ve Suudi Arabistan'dan beklediği cevabı alamayan Uygur Müslümanları aynı dönemde Türkiye'ye geçti ve dönemin Başbakanı Adnan Menderes, TBMM Başkanı Refik Koraltan, Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile bir görüşme yaptılar. Bu görüşmenin ardından harekete geçen Menderes Hükümeti yetkilileri ilk planda Hac maksadıyla Suudi Arabistan'da bulunan, ancak Çin zulmü nedeniyle ülkelerine dönemeyen 1850 Doğu Türkistan'lı Müslüman Uygurluyu iskanlı göçmen olarak Türkiye topraklarına davet etti. 

Bölücü Örgütün Gizlemeye Çalıştığı Komünist Kimlik

Komünizm tehlikesi, yanı başımızda hala yaşıyor. Bölücü terör örgütü, çeşitli taktiklerle bu gerçeği özellikle bölge vatandaşlarımızdan gizlemeye çalışsa da, her eylemi, her sloganı ve her bildirisiyle komünist ve ateisttir. En önemlisi de, attığı kanlı ve zalim adımları artırmak için her an pusuda beklemektedir. 

“…"Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah'ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır."” (Ankebut Suresi, 52) 

PKK ile Gelinen Mücadelede Ortak Nokta: Fikri Mücadele Şart

 Bugün sık sık gündeme getirilen PKK’nın Marksist-Leninist kökleri, aslında ilk kez ne zaman deşifre oldu?

PKK terörüne karşı fikri mücadelenin gerekliliği konusunda sağlanacak görüş birliği, niçin hayati bir önem taşır?
PKK'ya yönelik olası sınır ötesi bir operasyonun sıcak gündemi oluşturduğu şu günlerde, askeri bir harekatın yanı sıra terör örgütü ile fikri platformda da mücadele edilmesinin gerekliliği sıkça dile getirilmeye başlandı. Gerek siyasi çevrelerde gerekse basında geçtiğimiz ay boyunca bu konu hakkında çok fazla konuşuldu ve yazıldı. Dile getirilen görüşlerde, ağırlıklı olarak üzerinde durulan ortak bir nokta vardı: PKK'nın Marksist-Leninist, komünist ve ateist bir örgütlenme olarak nitelendirilmesi... 

Komünist topraklarda bir İslam toplumu: Doğu Türkistan

1.BÖLÜM
 
KOMÜNİST ÇİN DOĞU TÜRKİSTAN'A GÖZ AÇTIRMIYOR
 
Çin'in en batı noktasında yer alan Doğu Türkistan yaklaşık iki asırdır işgal altındadır ve özellikle son elli yıldır komünist Çin yönetiminin despot rejimi altında ezilmektedir. Doğu Türkistan Müslümanlarının bekledikleri yardım ise dünyanın dört bir yanındaki vicdanlı insanlar için son derece kolaydır: Bu komünist zulmün sona ermesi için fikri bir mücadele yürütülmesi ve yaşanan zulmün tüm dünyaya duyurulması için çaba sarf edilmesi...
 
Çin, 20. yüzyıla, İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya ve Rusya gibi ülkelerin baskıları altında ezilmiş ve paramparça olmuş bir imparatorluğun kalıntıları üzerinde girdi. Ülkede imparatorluk rejimi yıkıldıktan sonra, on yıllar boyunca güçlü bir merkezi otorite kurulamadı. Ancak 1949 yılında iktidara gelen Komünist Parti ile birlikte, Çin kısa sürede büyük bir korku rejimine dönüştü.

Komünist bölücü terörün kaynağı Darwinizmdir

Darwinizm bölücü terörün gıdasıdır. Bu nedenle Darwinizm fikren ortadan kaldırılmalıdır.Bunun yolu ise insanlara sorumsuz bir hayvan olmadıklarını, Allah'ın yarattığı,ahirette yaptıklarından hesap verecek bireyler olduklarını anlatmaktır.
 
Darwinizm'in yalanlarına göre, hayat bir mücadele ve savaş yeridir. Hayatta kalabilmek için bu savaştan galip çıkmak, yani kıyasıya savaşmak gerekir. İnsanlık tarihinin bir çatışmadan ibaret olduğunu ve gelişmenin savaşmakla mümkün olduğunu iddia eden komünizm ve faşizm, Darwinizm'in bu temelsiz iddialarından dayanak bulmuştur.

Komünizmin din düşmanlığı

Geçtiğimiz yüzyılda tüm dünyaya bela, acı, zulüm, vahşet getiren ideolojilere baktığımızda da, yine başlarında bulunan liderlerin acımasız ve dinden uzak kişilikleri karşımıza çıkar. 20. yüzyılda, Kuran'da söz edilen Firavun karakteri ile özdeşleşen kişilerin başında Rus ve Çin devrimlerinin kanlı liderleri Vladimir Lenin, Joseph Stalin ve Mao Tse-Tung, onların fikir babaları Karl Marx ve Friedrich Engels gibi dinsiz ve zalim liderler gelir.


Komünizmin dine düşman olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Marx, Engels, Lenin, Stalin, Trotsky, Mao veya bir başka komünist ideoloğun yazılarına bakıldığında, bunun açıkça ifade edildiği görülebilir. Marx, dini kendince "halkın afyonu" olarak tanımlamış ve sözde "fakir halk kesimlerini uyutmak için yönetici sınıf tarafından oluşturulan bir kültür" diye tarif etmiştir. Dahası, komünizme ulaşmak için de dini inançların yok edilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Engels, kitaplarında "insanın maymundan geldiğini" ileri sürerken, dinin de sözde bu evrim sürecinin bir aşamasında ortaya çıktığını iddia etmiştir.

Stalin nasıl komünist oldu?

Dindar bir ailenin çocuğu olan Stalin çocukluk yıllarında din adamı olmak istiyordu. Ancak öğrenimi sırasında Darwin'in evrim teorisi ile tanışan Stalin önce Darwinizm'i daha sonra da Marksizmi benimsedi. 

Stalin, 1879'da Gürcistan'daki küçük bir kasabada fakir bir ailenin çocuğu olarak doğdu. İsmi, Iosif Vissarionovich Djugashvili idi. Rusça'da "Demir Adam" anlamına gelen "Stalin" ismini, 1913'ten sonra kullanmaya başlayacaktı.

Komünist ideoloji Darwinizm'le hayat bulmaktadır

Bugün komünist rejimlerin dünyanın pek çok ülkesinde iktidarda olmaması veya siyasi olarak etkinliğinin azalması pek çok kişinin "komünist ideoloji yokoldu" şeklinde yanlış bir yargıya varmasına neden olmuştur. Oysa komünizm her ne kadar siyasi olarak etkinliğini yitirmişse de, komünizmin fikri temeli olan materyalist dünya görüşü dünyanın pek çok ülkesinde, toplum hayatının pek çok safhasında etkinliğini korumaktadır. Bu nedenle geride bıraktığımız asırda milyonlarca insanı ölmesine neden olan, zulmün, çatışmanın ve acımasızlığın hakimiyetini hedefleyen komünist ideolojinin hangi unsurlarla hayat bulduğunu doğru anlamak son derece önemlidir. Çünkü bir ideolojinin yıkılması, ancak o ideolojiyi besleyen hayat damarlarının kesilmesi ile mümkün olur.

SSCB'nin çöküşünün 10. yılında komünizmin geleceği

Günümüzde komünistler Lenin'in üzerine kitap yazdığı "Bir Adım İleri, İki Adım Geri" ilkesine göre, hedeflerine ulaşmak için gerektiğinde birkaç adım geri atarak sanki hedeflerinden uzaklaşmış gibi görünürler. Komünist Çin'deki okul çocuklarına da, bu nedenle üç adım ileri, iki adım geri esasına dayanan "diyalektik yürüme yolu" öğretilir. 

SSCB'nin yıkılışının üzerinden 10 yıl geçti. Ne var ki bu yıkılışa aldanarak günümüzde komünizmin artık bir tehlike olmadığını, yıllar önce çöktüğünü zannedenler büyük bir yanılgı içindeler. Çünkü komünizm yıkılmamış aksine diyalektik materyalizmin en önemli ilkesine uygun olarak "iki adım geri" atmıştır. 

Komünizmin vazgeçilemeyen içgüdüsü: Terör vahşeti

Lenin: "Bazı kimseler bizi zalimliğimiz sebebiyle ayıpladıkları zaman,bu kişilerin en basit Marksist prensipleri dahinasıl unutabildiklerine hayret etmekteyiz." 1

Komünizm, geçtiğimiz 20. yüzyıla damgasını vurmuş bir ideolojidir. Ama bu damga, sadece baskı, zulüm, kan ve gözyaşı doludur. Tarihçilerin hesaplamalarına göre, sadece bu ideoloji nedeniyle 20. yüzyıl boyunca 120 milyon insan öldürülmüştür. Bunlar, bir savaş sırasında cephede ölen askerler değil, komünist devletlerin kendi halklarının içinden öldürdükleri sivillerdir. 120 milyon erkek, kadın, yaşlı, küçük çocuk, bebek, sadece "komünizm" denen bu soğuk, katı, sert ve vahşi ideoloji nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Dahası, komünist rejimler tarafından temel hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan, göçe zorlanan, sistemli olarak kıtlıkla yüz yüze getirilen, hapsedilen, çalışma kamplarında köle olarak kullanılan on milyonlarca insan vardır. Milyonlarca insan da komünist gerilla gruplarının, terör örgütlerinin kurşunlarına hedef olmuş veya hedef olma korkusu altında yaşamıştır.

Komünist terörün felsefesi: İnsanın hayvanlaştırılması


Komünist vahşetin gerçek sebeplerini iyi incelemek gerekir. Sorun, sadece Lenin veya Stalin gibi diktatörlerin kişisel hırs ve zalimlikleri midir? Yoksa sorun, Darwinizm kaynaklı komünist ideolojinin uygulanması mıdır? Konuyu incelediğimizde, ikinci seçeneğin doğru olduğunu görürüz. Vahşet, komünizmin felsefesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu olgunun temelinde, insanların bir "havyan türü" olarak görülmesi yer alır.

Marx ve Engels gibi materyalist ideologların ortaya attığı komünizm yanılgısı, 20. yüzyılı kana boğan bir ölüm makinesi olmuştur. Komünizm, insanlığa korkunç cinayetler, işkenceler, sürgünler, çalışma kampları, kıtlıklar, toplumsal baskılar ve korkulardan başka bir şey getirmemiştir.

Komünist ideoloji iş başında

Yunan Milliyetçisi Akel

Komünist ideoloji, Kıbrıs Rumlarından Türk kesimine yayılmış bir ideolojidir. Bu ideolojinin Rumlar arasındaki temsilcisi olan Kıbrıs Komünist Partisi AKEL, ne ilginçtir ki aynı zamanda koyu Yunan milliyetçisi ve Enosis yanlısıdır. AKEL'in ideolojisinden etkilenen bazı Kıbrıslı Türkler ise, milli bilinçlerini yitirerek, Enternasyonalizm adına aslında bilmeden Rum menfaatlerine hizmet eder hale gelmişlerdir. AKEL'in Kuzey Kıbrıs'taki uzantısı sayılabilecek olan bazı organizasyonlar, Türklük ve Türkiye aleyhine propaganda yürütür durumdadır. Bir zamanlar Sovyet Rusya tarafından desteklenen bu aşırı sol gruplar, komünizmin yıkılmasının ardından, Kıbrıs üzerinde Yunan egemenliğini destekleyen Batılı güçlerin yönlendirmesi altına girmiştir. 

Komünizm de, faşizim de şeytanın iki boynuzudur. İnsanlığı mahveden yecüc ve mecücün kabilesinden biri komünistler, biri faşistlerdir. Faşizme karşı mücadele, komünizme karşı mücadele insanlık görevidir. Türk politikası hep antikomünist olmuştur. Emniyetimiz de, milli istihbarat teşkilatımız da, ordumuz da her zaman antikomünist faaliyet yapmıştır. Özel harp dairesi de öyle antikomünisttir ve yiğitçe bir tavır almışlardır. Hiçbir şekilde de müsaade etmemişlerdir, yoksa 30 kere komünizm gelirdi Türkiye’ye. O zaman ülkücü gençler de, koç yiğitler aslanlar gibi direndiler. Çanakkale geçilmez, Türkiye aşılmaz dediler. Nur talebeleri, Süleymanlı kardeşlerimiz hepsi can siperhane gayret ettiler. Allah hepsinden razı olsun. Komünizmi Türkiye’ye sokmadılar. Yoksa 12 Eylül’den önce net kararlıydılar, Türkiye gitmişti adeta, bütün sokaklar işgal edilmişti. 

(Adnan Oktar'ın 03 Haziran 2011 tarihli röportajından)

KOMÜNİST ÇİN'İN ZULÜM POLİTİKASI VE DOĞU TÜRKİSTAN


Bugün görünürde komünizmin vahşi uygulamaları azalmış durumda. Artık insanlar kupon karşılığı yemek almıyor, tek tip giyinmeye zorlanmıyor, Mao'nun "küçük kırmızı kitabı"nı ezberlemedikleri için işkence görmüyorlar. Ancak komünist rejimin yeni dünya düzenine uyarlanan versiyonu tüm acımasızlığıyla hayatta... 
Söz konusu komünist vahşetin en çok hedefi olan bölge ise, Uygurlu Müslüman Türklerin yaşadığı Doğu Türkistan. Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler, sadece dinlerini yaşamak istedikleri için tutuklanıyor, işkenceleri ile ünlü Çin hapishanelerinde yıllar boyunca tutuluyor, özgürlük ve demokrasi taleplerini dile getirenler acımasızca idam ediliyor. Çin zulmünü durdurmanın ve  kesin netice alınmasının tek yolu Türk-İslam Birliği'nin kurulmasıdır. Birlik olmuş bir Türk-İslam alemi, son derece caydırıcı ve etkili bir güce sahip olacaktır. 

KOMÜNİZM PUSUDA 20. YÜZYILI KANA BULAYAN KOMÜNİZM YENİ VAHŞETLER İÇİN HAZIRLANIYOR


Komünizm, geçtiğimiz 20. yüzyıla damgasını vurmuş bir ideolojidir. Ama bu damga, sadece baskı, zulüm, kan ve gözyaşı doludur. Tarihçilerin hesaplamalarına göre, sadece bu ideoloji nedeniyle 20. yüzyıl boyunca 120 milyon insan öldürülmüştür. Bunlar, bir savaş sırasında cephede ölen askerler değil, komünist devletlerin kendi halklarının içinden öldürdükleri sivillerdir. 100 milyon erkek, kadın, yaşlı, küçük çocuk, bebek, sadece "komünizm" denen bu soğuk, katı, sert ve vahşi ideoloji nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Dahası, komünist rejimler tarafından temel hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan, göçe zorlanan, sistemli olarak kıtlıkla yüz yüze getirilen, hapsedilen, çalışma kamplarında köle olarak kullanılan on milyonlarca insan vardır. Milyonlarca insan da komünist gerilla gruplarının, terör örgütlerinin kurşunlarına hedef olmuş veya hedef olma korkusu altında yaşamıştır. 


Başbuğ Alparslan Türkeş bölücü tehlikeye karşı çözüm öneriyor

Zulüm, baskı ve şiddetin son bulması için Türk İslam Birliği şart

 

Türkiye'nin Liderliğinde Türk Birliğinin Desteğinde Türk-İslam Birliği

Türk-İslam dünyasının bir olması vakti gelmiştir. Dini, dili, örfü, geleneği, göreneği bir olan bu toplumların birleşmemesi, ortak hareket etmemesi için hiçbir sebep yoktur. Çoğunluğu aynı dili konuşan, bir olan Allah'a iman eden, Peygamberimiz (sav)'e gönülden teslim olmuş ve içten bir saygıyla O'nu seven, İslam ahlakının gereği olan misafirperverliği, sevgiyi, fedakarlığı, tevazuyu, candanlığı, vefakarlığı yaşayan kısacası özleri, kanları, canları bir olan Türk-İslam toplumları için birlik olmak büyük bir kolaylık ve nimettir. Bu milletler arasındaki mevcut ayrılık ise, son derece suni ve gereksiz bir ayrılıktır. Kafkasya'dan Tanzanya'ya, Fas'tan Fiji'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türk-İslam dünyası birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde, Allah'ın izniyle, yeniden şahlanacaktır. İslam ahlakının özünde birlik vardır.

Türkiye 10-20 Yıl İçerisinde Süper Devlet Olacak

"İnkar edenler birbirlerinin velileridir (Allah'sızlar birbirinin dostudurlar). Eğer siz bunu yapmazsanız (Allah'a inananlar birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesad) olur." (Enfal Suresi, 73)
  • Türk Devleti'nin içine sızmış komünist derin devlet çetesi kendi aklınca Türkiye'yi Doğu Komünist Türkiye ve Batı Komünist Türkiye olarak ikiye ayırmak istemektedir. Oysa buna yeltenmek beyhude bir çabadır. Türkiye, bilakis Ortadoğu ve Balkanların en büyük devleti olacaktır. Önümüzdeki on-yirmi yıl içinde Musul, Kerkük, Türkistan, Kazakistan, Azerbeycan gibi bölgeleri ve diğer bütün İslam ülkelerini içine alacak şekilde Türk İslam Birliği'nin lider devleti olacaktır. Hiçbir şekilde bölünme olmayacak, bilakis birleşme ve bütünleşmeler olacaktır.

Türk İslam Birliği 'Doğu Türkistan Sorunu'nun Çözümüdür

Bugün dünyanın bazı bölgelerinde Müslümanlar zor durumda yaşamaktadır. Örneğin Çin'in en batı noktasında yer alan Doğu Türkistan halkı özellikle son elli yıldır büyük baskı altında bulunmaktadır. Nüfusun çoğunluğunu Uygur Türkleri'nin oluşturduğu Doğu Türkistan'da, Çin'in hiçbir bölgesinde yaşanmayan boyutlarda zorluklarla dolu bir hayat sürülmektedir. 1965'ten sonraki katliamlarla birlikte, öldürülen Doğu Türkistanlı sayısı 35 milyon gibi inanılmaz bir rakamdır.

"Sosyalist Enternasyonal" Komünist Bölücü Örgütün Destekçisidir

"Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir." (M. Kemal Atatürk)
  • Dünya'daki tüm sol partileri bünyesinde toplayan Sosyalist Enternasyonal'in en önemli özelliği bölücü terör örgütünün destekçisi olan pek çok oluşumu içinde barındırmasıdır.
  • Sadece legal partilere kapısı açık gibi gözüken Sosyalist Enternasyonal, gerçekte sosyalist ideallerin peşinden giden komünist terör örgütlerinin de gizli destekçisi konumundadır.
  • Komünistler için bir örgütün yasadışı olması, teröre başvurup kan dökmesinin hiçbir önemi yoktur. Önemli olan sosyalist temellere dayanması ve sosyalist metodları benimseyip uygulamasıdır.

Komünizm Tehlikesi Önemsenmeli!

Türkiye, tarihin en büyük komünist ayaklanması ile karşı karşıya getirilmek üzeredir. Güneydoğu`da süregelen komünist bölücü hareket, gerçekte büyük bir planın ara aşamasından ibarettir. Sözkonusu plan Türkiye`nin belli bir bölgesini değil tümünü kapsamaktadır.Ülkemizi bölmeye yönelik oyunlar başarılı olduğu takdirde bunun hemen akabinde tüm vatanı kapsayan bir komünistleştirme faaliyeti başlatılacaktır; asıl amaç komünist bir Ortadoğu`dur.Dinsiz, komünist bir Ortadoğu hedefi gerçekleştikten sonra, İsrail, bölge ülkeleriyle savaşa sokulacak, ``Ortadoğu`yu yerle bir etme planı`` devreye girecektir. Planlanan bu Armagedon`un sonunda ise sadece İsrail ayakta kalacaktır. İsrail halkının yok edilmesi ise imha planının son halkasıdır. Bu Deccal`in planıdır.^

"Komünizm Artık Bitti Oyunu"na Dikkat!

Bölücü komünist örgüt yandaşları ve onun gizli destekçileri, "örgütün artık Marksist-Leninist görüşleri bıraktığı ve dolayısıyla Türkiye için bir 'Komünizm Tehlikesi' bulunmadığı" yönünde sinsi bir propaganda yaparak, büyük bir tehlikeyi tüm ülkenin gözünden kaçırmaya yeltenmektedirler. Bölücü örgütün ateist-komünist, Darwinist, dinsiz yapısı deşifre oldukça, örgüt destekçileri panikle, ülkemiz için komünizm tehlikesinin sözkonusu olmadığı oyununa girmişlerdir. Halbuki bölücü örgüt komünisttir ve amacı da Türkiye'yi bölmek ve toprak elde ederek, ideolojisi olan komünizmi getirmektir.

Komünist İdeoloji Her Yönden Kıskaca Alınmalıdır

Komünistler, ideolojilerini hakim kılmak için her devirde karışıklık çıkarmışlar ve yoğun şekilde teröre başvurmuşlardır. Ülkemizde devam eden komünist bölücü terör, dünya üzerinde faaliyet gösteren illegal komünist örgütlerden yöntem ve taktik olarak hiçbir fark göstermemektedir. Bölücü örgüt, eli kanlı komünist liderlerin izinden gittiğini, bunlara hayranlık duyduğunu her türlü yayınlarında dile getirmektedir. Örgüt, kan dökmenin zorunluluk olduğuna inanan azılı militanlarına, 80`li yıllarda olduğu gibi sivil halka yönelik katliamlar yaptırmaya başlamıştır. Diğer taraftan, güvenlik güçlerimize, ordumuza yönelik saldırıların da son günlerde artarak devam ettiği endişe ile izlenmektedir.

Komünist Çin Dehşet Saçıyor

ÇİN 759 DOĞU TÜRKİSTANLI MÜSLÜMANI DAHA ŞEHİT ETMEK ÜZERE GÖZ ALTINA ALDI.
BU MASUM İNSANLARI YARGILAMADAN, SAVUNMA HAKKI TANIMADAN, ULUSLARARASI KANUNLARA AYKIRI BİR ŞEKİLDE İDAM ETMEYE HAZIRLANAN ÇİN’İN DURDURULMASI İÇİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ACİLEN TOPLANMALIDIR.
Çin’in Doğu Türkistan’da yaklaşık 60 yıldır uyguladığı baskı ve zulüm tüm şiddetiyle devam etmektedir. Geçtiğimiz 60 yıl içinde 35 milyon Uygur Müslümanının soykırıma maruz kaldığı Doğu Türkistan’da, geçtiğimiz ay içerisinde796 MÜSLÜMAN İDAM EDİLEREK ŞEHİT EDİLMİŞ, BİR GECEDE 10 BİN MÜSLÜMAN ORTADAN KAYBOLMUŞ, 100 BİN UYGURLU KIZKARDEŞİMİZ EVLERİNDEN ZORLA ALINIP GÖTÜRÜLMÜŞTÜR. Bu kızkardeşlerimiz ölüm tehdidiyle gayri meşru ilişkiye zorlanmaktadır. Bir gecede ortadan kaybolan 10 bin Müslümanın akıbeti ise halen bilinmemektedir. Bu masum insanların şehit edilmiş olma ihtimalleri çok yüksektir. Çin 10 bin Uygurlu Müslümanın ve 100 bin Uygurlu kızkardeşimizin nerede olduklarını açıklamak zorundadır.

Bölücü Komünist Teröre Karşı Anti-Komünist Bilinçlenme Şarttır

Komünist terör komünist ideolojiden kaynaklanmaktadır. Komünist ideolojiye duyarsız kalmak, komünist teröre duyarsız kalmak anlamına gelmektedir. Bölücü örgütün komünist ideolojisini örtbas etmek, anlamazlıktan gelmek, teröristleri ve terörü örtbas etmek ve anlamazlıktan gelmek demektir.
  • Marksist-Darwinist-Komünist felsefeyi desteklemek komünist bölücü örgütün ideolojisini desteklemektir. Avrupa'daki sosyalist-Darwinist enternasyolin yüzde 95'i komünist, sosyalist, Allah'sız inancı savunan bölücü terör örgütünü desteklemektedir. Çünkü aynı felsefi inanca sahiptirler. Bu bağlantılara karşı yoğun kapsamlı tedbir alınmalıdır.

Bölücü Örgütün Oyunlarına Dikkat!

Atatürk'ün Komünizm Uyarısı

"Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir."

"Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizm (komünizm)dir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler (komünistler), yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95)

"Bölücü Terör"ün Gerçek Adı "Komünist Terör"dür


"Bölücü Terör"ün Gerçek Adı "Komünist Terör"dür

Atatürk, "Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir" sözleriyle en çarpıcı biçimde komünizm konusundaki fikrini ifade etmiştir. Atatürk, komünizmin, diyalektik felsefe, materyalizm ve Darwinizm'den meydana gelen ve insanlığı büyük tahribata uğratan özelliklerini çok iyi fark etmiş ve "her görüldüğü yerde ezilmelidir" diyerek Türk Milleti'ne yol göstermiştir. Güneydoğumuzdaki terörist hareketi ifade ederken kullanılan "bölücü terör" ibaresi, aslında oldukça eksik bir tanımlamadır. Çünkü, söz konusu "bölücü terör" gerçekte "komünist terör"ün ta kendisidir. Bölücü hareket olarak adlandırılan hareket "Marksist-Leninist-komünist ayaklanma"dan başka bir şey değildir. Bu nedenle her şeyden önce, yıllardan beri olayın içyüzünü ifade etmekten uzak 'bölücü terör' klişesiyle tanımlanan bu hareketin adını doğru koymak çok önemlidir. 

Çin, Müslüman Uygur Türklerine Yaptığı Soykırımı Durdurmalı, Zorla Alınıp Götürülen Uygur Türklerinin Nerede Olduğunu Açıklamalıdır

Çin'in kan dökmeye artık son vermesi vakti gelmiştir. Şiddet ve baskı uygulayarak, insanları acımasızca ezerek, sürekli kan dökerek yaşamak Çin'e yakışmamaktadır. DÜNYA TARİHİNİN BU EN BÜYÜK SOYKIRIMININ DURDURULMASI VE DÜNYADAKİ HER TÜRLÜ ZULMÜN DURMASI İÇİN TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’NİN EN KISA ZAMANDA KURULMASI ŞARTTIR. Dünya devletlerinin bu zulme karşı birleşmesi, uluslararası hukukun hemen uygulanması gerekir.

Doğuda Kan Döken Bölücü Örgüt, Ateist ve Komünist Bir Örgüttür

Atatürk`ün Komünizm Tehlikesine Karşı Uyarısı

``Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.`` (M. Kemal Atatürk)

Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizm (komünizm)dir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler (komünistler), yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır."(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95) 

Doğu Türkistan'da Müslüman Türk milletine yapılan soykırım durdurulsun




Komünist Ayaklanmaya Karşı Milli Seferberlik Şarttır!


  • Bölücü terör örgütü sadece dağda değil, halkın arasında da faaliyet sürdürmektedir. Bölücü örgüt, halkın arasında sistemli bir materyalizm ve komünizm propagandası yürütmektedir. Çünkü komünist militanlar, İslam ahlakını benimsemiş bir toplumda başarılı olamayacaklarını gayet iyi bilmektedirler.
  • Bu faaliyet ise dağdakinden çok daha tehlikeli ve sonuçları çok daha vahim olabilecek niteliktedir. Çünkü doğu insanı Marksist-Darwinist düşünceler ve bunların getireceği zararlara dair yeterince bilgi sahibi değildir. Eğer vakit geçirilmeden tedbir alınmazsa, komünist bölücü örgütün telkinlerine her geçen gün daha fazla gencimiz kapılacaktır.

Komünist Bölücü Terörün Çözümü Bataklığın Kurutulmasıdır


Atatürk, ``Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir`` sözleriyle en çarpıcı biçimde komünizm konusundaki fikrini ifade etmiştir. Atatürk, komünizmin, diyalektik felsefe, materyalizm ve Darwinizm`den meydana gelen ve insanlığı büyük tahribata uğratan özelliklerini çok iyi fark etmiş ve ``her görüldüğü yerde ezilmelidir`` diyerek Türk Milleti`ne yol göstermiştir.